« Temmuz, 2011 arşivinden

19.07.1907 DÜNYA FENERBAHÇELİLER GÜNÜ

Kuruluş günümüz kutlu olsun, iyiki doğdun efsane. Bu ruhu bu aşk ile daha nice yıllar yaşamak dileğimizle…

Her zaman yanındayız….

……..
walk on, walk on, with hope in your heart
and you’ll never walk alone
you’ll never walk alone
…….

You’ll never walk alone FENERBAHCE

kendini yeniden bulma zamanı

uzun bir boşluktan sonra (neye göre boşluk veya boşluk demeyelim, ne olduğunu yeniden anlama süresi diyelim) yeniden birşeylere cesaret etme zamanı. küllerinizden doğmaya cesaretiniz yoksa, cesur değilsinizdir ya. bunun için şimdi karar zamanı. kül olmaya cesaretim var mı? »okumaya devam…

yeniden hasta

2011 başladı hastalık ile devam etti hastalık ile yaz geldi herkes sıcaktan terlerken ben ateşten terliyorum, sinüzlerim musluk gibi, burnum kıpkırmızı… bu neyin hastalığıdır anlamış değilim… geçen yazda aynı şeyler olmuştu…nerede hata yapıyorum, yorganla mı yatmalıyım temmuz ayında?
hey bağışıklık sistemim neredesin çık ortaya…yaz ayında beni hasta ettin sana güvenmiyorum artık…
sinüzlerimi tuzlu suyla yıkayıp güneşe sermem gerek acil….
sıkıldım hastalıktan…. 😳

AZİZ YILDIRIM

yıllardır vefasızlık edilen, unutulan, onure edilmesi gereken camianın önde gelenlerini tekrar stada ve camiaya getirdi, isimlerini tesislere verdirdi…

sadece futbola değil, kimsenin uğramadığı sporlara, kendisine hiç çıkar sağlamayacak branşlara destek verdi, sponsorlar buldu, tarihi başarılar elde etti…

tesisler yaptı, şampiyonluklar kaçırdı, betondan anlar, futboldan anlamaz dendi…ama şimdi her taraftarın eşiyle çocuğuyla gidip rahatlıkla maçını izlediği stadı, kendi imkanlarıyla yapan tek kulüp Fenerbahçe…her branş için kendine ait tesisi olan tek kulüp Fenerbahçe… avrupada sayılı kulübün imkanları Fenerbahçe de…hiçbirinde kendi ismi yok, fenerbahçe mazisindeki insanların isimleri süslüyor girişlerini… »okumaya devam…

FENERBAHÇE ve TARAFTARI

SOKAKTA OYNASAN
KALDIRIMDAN DESTEKLERİZ

Edith Piaf – Non, Je ne regrette rien

ZAZ’ı tesadüfen ilk dinlediğimde aklıma gelen, bir zamanlarımda kalmış,  inanılmaz sesiyle kulaklarımda ve aklımda yer etmiş Edith Piaf…
Tu Es Partout dinlenesi bir başka şarkısıydı… uzun bir aradan sonra şimdi yeniden…

YouTube Preview Image

Transformers : Dark of the Moon + IMAX 3D

sadece daha iyi 3D için bir filmdi.

konusu klasik, amerikan propagandalı, devasa metal robotların kendileri dahil parçalamadık yer bırakmadığı, binaların cam yığını olduğu ama güzel kızın 5 dakikada bir makyajı bile bozulmadan sahne aldığı, ayakkabılarının topuğu bile kırılmadan  bitirebildiği film. ancak 3D nin burnunuza sokulduğu, bir süre sonra sizi şımarttığı, “yesinler birbirlerini nasılsa bana birşey olmuyor, bir tekmede ben vurayım” deme kıvamına geldiğiniz, zamanın nasıl geçtiğini pek anlamadığınız sadece aksiyon filmi…

ha birde imax imax diye tutturduk 🙂 değdi mi? bence film+imax etkileyiciydi. iyi bir 3D için filmin de önemli olduğunu düşünüyorduk. neredeyse heryeri bilgisayarla yapılmış bir film 3D yi fazlasıyla sundu… şimdilik 🙂

UA-7250589-1