eski bayramlar ve hatıralar…

eski bayramlar denir ya hani, geçmiş bayramlar anılır ve günün bayramları hafiften, hafife alınır ve bayramdan sayılmaz şimdiler.

şimdilerde değişmiştir herşey ve geçmiş bayramlar anlatılırken nedense hep daha anlamlı, daha güzel anlatılır. öyle de gelir dinleyene o zamanlar…

halbuki; insanın her firsatta geçmişi anması, geçmişe özlem midir, eski bayramlara özlem midir, yoksa geçmişe güven midir pek anlaşılmaz. tutkuyla, merakla, hatırlamaya çalışarak ama detaylar unutulmadan özlemle uzar muhabbet. sadece ateşi sönmüş acılar da unutulmaz elbet. aslında bu durum, yaşadığı zamana ve değişime karşı güvensizliğidir insanın…

insan için, geçmiş aşinadır artık, güvenilirdir, yaşanılan yaşanılmıştır ve çirkin olanlar temizlenmiştir hafızalardan. anlata anlata eskitilmiş, bir yolu bulunmuş, çirkinlikler çoktan unutulmuş, güzel olanlar özenle bırakılmış, parlatılmış, şekerli hatıralardır.
ama günümüz veya gelecek öyle midir? mutluluğu kadar, üzüntüleride tazedir ve siyahla beyaz yan yanadır…

kendim için üzüldüğüm şey ise; en basit insan kadar, en basitinden bu ayrımı yaşayamamak.
eskiden bayramlar ne hissettirdiyse bana bugün de onu yaşamaya devam ediyorum maalesef.
ve yine maalesef, bir öncekinden de daha büyük hezeyanlar ile karşılaşıyorum.
diğerlerinden tek farkım, onların özenle unutmamaya çalıştıkları zamanları, ben unutmaya çalışıyorum…

Yorumlar (0)

› henüz yorum yok

Bir Cevap Yazın

UA-7250589-1