Lefter diye yazılır, Barış diye okunur

Hiç izleyemediğimiz, hiç bilmediğimiz hatta çok azımızın gördüğü bir adam nasıl olurda bu kadar bilinir, tanınır, saygı duyulur? anlamak mümkün değil…

Şükrü Saraçoğlu Stadyumununda 15.01.2012 tarihinde, tarihe tanıklık eden binlerce kişi efsane için son kez yine bir ilki gerçekleştirdi. Soğuk bir günde, güneşin sarısıyla, unutulmayacak atmosferiyle, duygu anlarıyla, taraftarıyla, maraton tribününde ordu gibi görünün her branştan sporcusuyla, efsaneyi omuzlarına alan profesyonel futbol takımıyla VEFA ne demek herkese gösteren asaletiyle; yani Dimdik Ayakta Camiasıyla oradaydı. Kalplerinin attığı yerde.

Bu günü iki kişiye borçluyuz.
Çoğunluğumuzun hakkında hiçbirşey bilmediği ama tek şey bildiği Lefter Küçükandonyadis. O bir EFSANE. Düne kadar yaşayan ve efsanesi sonsuza kadar yaşamaya devam edecek gerçek efsane.
İkinci kişi; bugünleri bize yaşatan, bu zor günlerinde yalnız bıraktığı camiasını yekpare Dimdik Ayakta kalabilecek güce ulaştıran, efsaneyi \ efsaneleri yıllar önce onurlandıran (o efsaneki ölmeden önce ondan hellallik isteyen), başımızı her alanda dik tutan, herşeyiyle geleceğimizi yeniden yazan adam, Aziz Yıldırım. Bir gün gelecek o efsane hakkında da gelecek nesillerin çoğunluğu birşey bilmiyor olacak ama bugünkü efsane gibi tanımayamadığı, tanık olmadığı o efsane için ağlayacak, saygı duyacak, ayakat alkışlayacak, çocuklara, torunlara anlatılacak. “Biz ondan önce büyük bir spor kulübüydük, ondan sonra YIKILMAYAN CAMİA olduk” denilecek gururla. Gün gelecek senide omuzlarında taşıyacak bu camia merak etme. Bu camia efsaneleriyle DİMDİK AYAKTA.

Hoşçakal Lefter Abi, mekanın cennet olsun, rahat uyu. Sen bizim çubuklumuzun asalet sebeblerindensin…

 
 * böyle bir tesadüf olabilir mi? yazıyı ratsgele bir saatte yayınlıyorum ve sonrasında dikkat ediyorum ki saat 19:07 kalp kalbe karşıdır sadece bu….

Yorumlar (0)

› henüz yorum yok

Bir Cevap Yazın

UA-7250589-1