« türkiye etiketiyle ilgili yazılar

Teşekkürler Taner Yıldız


Teşekkürler Sayın Bakanım.

“Sayın” kelimesini makamının saygınlığından , “Bakanım” kelimesini hemşehrimiz olmasından dolayı kullanmadığımız devlet adamı.

Alkışlıyoruz ama bu iltifatları hak etmenin ötesinde, daha büyük sonuçlar doğuran bir eylem olduğu için. Belki siz bile bunun farkında değilsiniz ama olacaksınız. Neden mi? yazımın devamında… »okumaya devam…

TÜRKİYE’NİN SICAK GÜNDEMİ – 1

Türkiye son aylarda inanılmaz bir gündem yaşıyor. Herkes konuşuyor herkes açıklamaya, anlamaya çalışıyor. Gündeminin perde arkası uzun bir sürece dayanıyor. One Minute bir başlangıç mıdır emin değilim. Klasik anlık popülist bir çıkış olabilir veya lezzetli sonuçları görüldüğünde bugün izlediğimiz filimin fikir babası olabilir. Gündemdeki herşeyin anlık olmadığı kesin.

Mavi Marmara veya Gazze Filosuna İsrail saldırısı sonrası Türkiye ilk defa soğukkanlı davrandı. Heyecanlı Türk zihniyetiyle ayağa kalkıp bilinçsizce bağırmak yerine, kızgınlığını beklenmedik sakinlikte ama yine yüksek perdeden, üstelik uluslararası boyuta taşıdı. Dışişlerinin ve Hükümetin bu tutumu, Mavi Marmarının olası sonuçlarının öncesinde iyi değerlendirilip, ertesi durumlarda ne yapılacağının harika planlanmış olması mıydı? Yoksa Türkiye için aktörler rollerini doğru oynamış ve film senaryoya uygun mu başlamıştı? »okumaya devam…

seçim ertesi 13 Haziran

tahmin ettiğim gibi…
seçimler bitti, herkes pirüpak, ter tertemiz beyefendi olmuşlar. söylemler değişmiş, mahalle kabadayılarının, sınır tanımayan aşağılamaların yerini; ciddi, sahte samimi, önemli, iyi giyimli, büyük adamlar almış. değil Türkiye’yi, bıraksan dünyayı, evreni yönetecek vizyona, vasıflara sahip sanmamamız için hiçbir sebep yok.

İşte herşey bu kadar sahte….o çirkeflikler sadece 3-5 fazla oy ve 2-3 fazla pahalı takım elbiseli adam içindi… »okumaya devam…

12 Haziran Seçim 2011

her seçimde olduğu gibi son dakikaya kadar kavga, gürültü. herşeyin bir kenara bırakıldığı, son derece saygsız, sinirli, aşağılayıcı hitaplar, söylemler, diyaloglar. hem de gözümüzüm önünde; meydanlarda, televizyonlarda ve artık internette.
ne için? kazanmak için, bir oy için, koltuk için…

miting alanarında her an içinden canavar çıkacak gibi kükreyen, azgın, saldırgan, kontrolsüz, salyaları akıtan politikacılar; 13 Haziran sabahı artık sakinleşmiş, istediğini almış, kazanmış ve en önemlisi ütülü, pahalı takım elbisesiyle, saygınlık kazanmış olacaklar. »okumaya devam…

DURMUŞ YILMAZ

durmuş yılmazkibirli değil mütevazi
politik değil teknokrat
birinin adamı değil adamın biri
korkak değil cesur
şakşaklayan değil alkışlanan

halefi güzel yorumlamış. “bu ülkede güçlü insanlar tevazu sahibi olabiliyormuş, kararlı ve cesur olabiliyormuş, ortak akla önem verebiliyormuş, bunu gördüm”

acabalarla göreve gelen, ön yargılar ile yerden yere vurulan, birilerinin adamı olmakla suçlanan, hemen kellesi alınmaya çalışılan, bu kadar önemli bir işi bu adam mı yapacak diye sorgulanan, evinin kapısındaki çamurlu ayakkabılar ile orta asya türk kültürüne kadar uzanıp ilkellikle suçlanan, ekonomistlerin beğendiği ama patronlarının sevmediği, göreve getirenleriyle bile ters düşen, biat etmeyen, yaranacaksam beni göreve getirene değil halkıma yaranmayalım diyerek görevinden ayrılan bürokrat yani memurun atanmış yönetici versiyonu… »okumaya devam…

UA-7250589-1